a
HomeSÖYLEŞİLER“Haksız rekabetin önüne geçilmeli”

“Haksız rekabetin önüne geçilmeli”

“Haksız rekabetin önüne geçilmeli”

TPF Başkanı Şeref Songörden AVMlerle İlgili Yasa Teklifi Yorumu

Son zamanlarda gündemin tartışılan konuları arasında yer alan ve bizim de bu sayımızda geniş yer verdiğimiz AVM´lerle ilgili yasa teklifi konusunda farklı düşünceler dile getiriliyor. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör´ün de elbette bu hayati konuyla ilgili görüşleri var. Songör, haksız rekabetin önüne geçilmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Derli toplu bir yasaya ihtiyaç var, bu nedenle teklif bir an önce yasalaşmalı…”

Sayın Songör, birçok defa Başbakanlığa kadar gelen ancak tasarı haline getirilemeyen “Büyük Mağazacılık Yasa Teklifi” ile ilgili sizin görüşleriniz alındı mı? Veya siz bu teklifle ilgili olarak görüşlerinizi hükümete ilettiniz mi? İlettiyseniz detaylarını satırbaşları halinde anlatır mısınız?

Türkiye perakendeciliğinin önemli sivil toplum kuruluşlarından olan Türkiye Perakendeciler Federasyonu 2001 yılından bu yana çıkarılması beklenen ancak çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü yasalaştırılamayan “Büyük Mağazacılık Yasa Teklifi” ile ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanlığını, çok sayıda milletvekilini, görsel ve yazılı ulusal ve

sektörel medyayı, organize perakende sektöründe faaliyet gösteren iş verenleri bilgilendirdi, yasanın çıkması yönünde kamuoyu çalışmalarında bulunarak üzerine düşeni yapmaya çalıştı.

Büyük Mağazacılık Yasa Teklifi” ile ilgili bizim görüşlerimize de başvuruldu. Bizler de öncelikle organize perakende sektörünün derli toplu bir yasaya olan ihtiyacından dolayı tasarının bir an önce T.B.M.M genel kuruluna sevk edilerek yasalaşmasını istediğimizi belirttik. Çünkü, ülkemizin organize perakendeciliğinin gelişerek kayıt dışının kayıt altına alınmasını, güçlü bir perakende sektörüne kavuşarak küresel oyuncularla rekabet etmeyi; kobi, tüketici, üretici, tedarikçi ve perakendeciler gibi tüm oyuncuların ülke ekonomisine olan katkılarını artırabilmeleri için önlerinin açılmasını ve gelişmiş batı ülkelerinde perakende ile ilgili uygulanan düzenlemelerin AB sürecinde hızla reform yapan Türkiye´de de uygulanmasını istiyoruz.

Alışveriş Merkezleri, Büyük Mağazalar ve Zincir Mağazaların kuruluşlarına, faaliyetlerine ve denetlenmelerine ilişkin unsurların çıkarılacak yasada bulunması bizce önemli, hatta yasada yer almazsa çıkacak yasanın kimsenin ihtiyacını karşılamayacağını düşündüğümüz bazı hususları Sanayi ve Ticaret Bakanlığı´na bildirdik. Bunların bizce en önemlileri;

Hafta içi çalışma saatlerinin sabah 10.00, akşam 20.00 arası ve Pazar gününün de hafta sonu tatili olarak belirlenmesi.

Nihai amacının tekelleşme olduğuna inandığımız “zararına satışlar” türü kampanyalarla oluşturulan haksız rekabetin önüne geçilmesi.

Müşteri servisi adı altında verilen hizmetlerin, asli işi bu olan iş ve meslek kollarına zarar verdiği ortadayken, faaliyet dışı bu türden aksiyonların tamamıyla yasaklanması.

Verimlilik tartışmaları süregidiyorken alışveriş merkezleri, büyük mağazalar ve zincir mağazaların birbirlerine ticari anlamda zarar vermeyecek mesafelerde açılmalarınınsağlanması.

Bu dört ana konu Perakende Sektörünün gelişmesi ve sağlıklı bir şekilde devamlılığı için bizce önem arz etmektedir ve yasa kapsamında olmalıdır.

Avrupa ülkelerinde olduğu gibi AVM´lerin Türkiye´de de Pazar günü kapatılmasını istediniz. Yine Avrupa ülkelerinde olmayan bir uygulama Türkiye´de devam ediyor. Sizin de bahsettiğiniz gibi, AVM´lere müşteri taşıyan servis araçları… Otobüs firmalarının şehir içi servislerinin kaldırıldığı bir dönemde AVM´lerin servis araçlarına izin verilmesini nasıl değerlendiriyor sunuz?

Ücretsiz müşteri taşımacılığı ve benzeri perakende sektörünün uzmanlık alanı olmayan hizmetlerin kaldırılması, sektörümüzün kendi alanına odaklanmasına, tüketicilerimizin daha fazla ve ekonomik alış veriş yapmalarına imkân sağlayacaktır. Mağazaların personel taşıma ruhsatı alarak ücretsiz müşteri taşımacılığı yapması hem yasalara aykırıdır, hem de organize perakende ile taşımacılık sektörünü karşı karşıya getirmektedir. Bu durumla ilgili mahkemeler devam etmektedir. Bu yüzden her sektörün ve kurumun kendi işlerini yapmalarına imkân sağlayacak bir yasal düzenlemenin bir an önce yapılmasını istiyoruz.

Yine Avrupa´da yılda iki kez ve belli bir süre indirim günleri yapılmasına rağmen, Türkiye´de yılın her günü ucuzluk ve indirim yapılmasının piyasa üzerinde olumsuz etkisi var mıdır? Buna niçin izin verilmektedir?

Bazı mağazalar tarafından sezon açılır açılmaz düzenlenen ve hızlı tüketim ürünlerinde %70´lere kadar yapılan indirim kampanyalarının tüketiciyi aldatmaya yönelik olduğu alenen gözükmektedir. Tüketici güvenini zedeleyen ve haksız rekabete yol açan bu türden faaliyetler bugün olduğu kadar gelecek için de sektöre zarar verir.

Hızlı tüketim ürünlerinde bu oranlarda indirimin olamayacağı herkes tarafından bilinirken, bu indirimler adil bir rekabete ve halkımızın bilinçli bir şekilde alış veriş yapmasına engel olmaktadır. İndirim uygulanacak ürünler ve indirim zamanına ilişkin belli bir düzenleme getirilmesi serbest pazara müdahale değil, adil rekabet ortamının oluşturulması olarak değerlendirilmelidir.

Ayrıca alış fiyatının altında, zararına satış yapılması kısa vadede tüketicilerin lehine gibi gözükse de; orta ve uzun vadede aynı pazarda faaliyet gösteren küçük ve orta işletmelerin yok olmasına neden olduğu gibi, etkin rekabetin bitmesine de neden olacaktır. Ancak, bu yasa ile birlikte tek fiyat uygulamasına geçilmesi de arzulanmamaktadır. Kuruluşların haksız ve yıkıcı olmamaları şartıyla, kendi fiyatlarını belirleme serbestîsine herhangi bir sınırlama getirilmemelidir.

Yasal düzenlemenin asıl amacı, sektörün bu boşluktan doğan sıkıntılarının giderilmesi ve büyük ölçekli kuruluşların daha fazla büyümesi ile küçük ve orta boy işletmelerin korunması arasındaki dengenin sağlanması olmalıdır.

Size göre alışveriş yapılmadığı şeklinde şikayetlere rağmen bu kadar çok AVM açılmasının nedenleri nelerdir? Bunlar yakın zamanda yaşadığımız, banker, kumar ve dövizle konut edinme gibi felaketlerin ardından bir AVM krizi yaşanmasına neden olabilir mi?

Arz – talep dengesi gözetilmeksizin, yeterince doygunluğa ulaşmış bölgelerde hiçbir yasal düzenlemeye tabii olmadan açılan alışveriş merkezleri; bir süre sonra iş yapamaz hale gelmekte ve yatırımların boşa çıkması ile ciddi bir israf oluşmaktadır.

Bu yüzden tüketim maddeleri ve ihtiyaç malzemelerinin satışıyla iştigal eden büyük mağazaların kurulma ve ticari faaliyette bulunmalarının onaya bağlanması ve denetimlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir.

400 m2´nin üzerinde veya altında, 2 şube ve üzeri zincir mağazanın açılış izinlerinde bölgenin arz-talep dengesinin gözetilmesi, yeterli doygunluğa ulaşmış alanlarda açılış izni alamayan yatırımcıların, farklı bölgelere yönlendirilmesi gerekmektedir.

Gece gündüz demeden, günde 15 saat personel çalıştıran AVM´lerdeki işyerlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çalışma Müfettişleri yeterli denetim yapıyor mu? Burada çalışan işçilere fazla mesai ücreti ödeniyor mu?

Sektörümüz uzun çalışma saatleri gerektiren, hafta sonu tatilinin mümkün olamadığı ve bu haliyle çalışanların aile yaşantısını korumaya müsait olmayan bir yapı sergilemektedir. Bu konudaki düzenlemeler başta çalışanlarımızın talebi ve hazırlanacak yasadan beklentisidir.

Tabi ki sektörümüzde zor şartlar altında ve uzun mesai saatleri içerisinde çalışan işçilerimize haklarını, fazla mesai ücretlerini ödüyoruz. Sektörümüzde başka iş kollarından daha fazla kazanma, daha hızlı yükselme ve kariyer fırsatları olduğunu da her fırsatta açıklamaya çalışıyoruz. Ancak ödenen fazla mesailer çalışanlarımızın aileleri ile birlikte geçirecekleri hafta sonu tatillerinin yerini tutmuyor. Bir çok çalışanımızın sadece bu nedenle daha düşük ücreti tercih ederek, sektör değiştirdiğine tanık oluyoruz.

Eşleri ve çocukları Pazar Günü tatil yaparken, çalışanlarımızın yalnızca hafta içi tatil yapabiliyor olması, aile birliğinin bozulmasına neden oluyor. Dolayısıyla, Pazar Günü tatil yapamayan çalışanlarımız, sürekli iş değiştiriyor. Bu sirkülasyon, verimsizliğe yol açmakta ve kalıcı istihdamın da önünü tıkamaktadır. Bugün, sektörümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz konu verimliliktir.

Pazar günü tatili, ülkemizde gelişmekte olan mağazacılığın bir meslek olarak kabul edilmesine, geliştirilmesine de olanak sağlayacak ve sektörün ihtiyaç duyduğu kalifiye personel sorunu da çözümlenecektir.

Tüm bu nedenlerle biz, hafta sonlarında mağazaların Pazar günü tatil edilmesi yönünde bir düzenleme yapılmasını; toplumun temeli olan aile kurumunun korunması, toplumsal tüketim ve harcama bilincinin oluşturulması, yeni ve kalıcı meslek istihdamının sağlanması ve enerji tasarrufu yapılması için yararlı buluyor ve yasada mutlaka yer almasını talep ediyoruz.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.