a
HomeEKONOMİVitaminlerin vücuda sayısız faydası var

Vitaminlerin vücuda sayısız faydası var

Vitaminlerin vücuda sayısız faydası var

Soğuyan havalarla birlikte tükettiğimiz C vitaminli besinleri arttırmakta fayda var. Günlük 5 porsiyon sebze ve meyve yemek 200-300 mg C vitamini sağlamaktadır ki bu sağlıklı olmak için yeterli bir miktardır. Sigara içmek C vitamini yok ettiği için sigara kullananların aldıkları C vitamini miktarını arttırmaları gerekir. Yapılan araştırmalar bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı savaşmasında C vitaminin yardımcı olduğunu gösteriyor.

Vitamin ve mineraller yiyeceklerde bol miktarda bulunur ve sağlığımızı korumak açısından hayati rol oynar. Vitaminlerin çoğu vücudumuz da üretilmez ya da yeteri miktarda üretilmez. Bu yüzden yiyeceklerden temin edilmelidir. Vitaminler hemen her çeşit vücut işlevi için gereklidir. Vitaminlerin yardımı olmadan yiyecekleri sindiremez, enfeksiyonla savaşamaz ve yeni hücreler üretemeyiz. Vitaminlere mikro besinler de denir. Bize enerji veren besinler olan karbonhidratlar, proteinler ve yağlara ise makro besinler denir. Vitaminler olmaksızın makro besinler sindirilemez ve enerjiye çevrilemezler. A,D,E ve K vitaminleri yağda çözünürler ve emilebilmesi için yağ ve minerallere ihtiyaç duyarlar. Bu vitaminler karaciğerde depolanır. Bu da fazla miktarda alınmasının bazı patolojilere sebep olması demektir. Su da çözünen vitaminlerin ise fazlası idrar yoluyla atılmaktadır. Vücutta depolanmadığı için vitaminlerin her gün yeniden alınması gerekir.

Mineraller, vücudumuzda bulunan ve doğal olarak oluşan kimyasal maddelerdir. Temel mineraller olarak bilinen Ca, P, K dişlerin, kemiklerin, kan hücrelerinin ve yumuşak dokunun en önemli bileşenidir. Ayrıca uygun bir sıvı dengesi, normal hücre ve kas faaliyeti için son derece önemlidirler. Mikro mineraller ise demir, bakır, çinko, iyot manganez, florür, krom, selenyum, kobalt ve molibdendir.

C Vitamini, suda çözülebilen bir vitamindir. Yeni hücre ve dokuların oluşması için gereken kollajen için gereklidir. Kollajen aynı zamanda virüslerin hücre duvarından geçmesini önler(virüs sadece hücre içersinde çoğalabilir.) Kollajen yara dokusunun ana bileşeni olduğundan iyileşme sürecinde önemlidir. Ayrıca demirin emilmesine de yardımcı olur. Küçük kan damarlarının duvarları bağ dokusundan oluşur, bu yüzden eksiliğinin en yaygın belirtilerinden biri kanamadır(diş eti kanaması gibi). C Vitamini bakımından zengin besinler; tatlı kırmızıbiber, portakal suyu, bezelye, ananas suyu(meyvesi değil) çilek, kuşkonmaz, Brüksel lahanası, karpuz, mango, papaya, tatlı kavun, kivi, greyfurt, portakal posası, kantalup kavunu, yaban mersini, brokoli, karnabahar, karalâhana, yer lahanası, kabuklarıyla beraber beyaz patates, domates ve böğürtlengillerdir.

Soğuyan havalarla birlikte tükettiğimiz C vitaminli besinleri de arttırmakta fayda var. Günlük 5 porsiyon sebze ve meyve yemek 200-300 mg C vitamini sağlamaktadır ki bu sağlıklı olmak için yeterli bir miktardır. Sigara içmek C vitamini yok ettiği için sigara kullananların aldıkları C vitamini miktarını arttırmaları gerekir. Yapılan araştırmalar C vitaminin histamin oranlarını ciddi anlamda düşürebildiğini ve bağışıklık sisteminin enfeksiyona karşı savaşmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bu araştırma günde alınan 2000mg doz sonucudur. C vitaminin fazla alınması ishal, burun kanaması, aşırı idrara çıkma ve deri döküntülerine sebep olabilir. C vitaminini alabilmek için meyve ve sebzeleri çiğ yemek gereklidir. C vitaminini en iyi koruma yolu ise sebzeleri buharda pişirmektir. Eğer sebzeler pişirilmek isteniyorsa mümkün olduğunca kısa sürede ve olabildiğince az suyla pişirilmelidir.

Soğuk algınlığı, burun ve boğaz mukozalarının enflamasyonuna neden olan viral enfeksiyondur. Genel olarak hastalığın süresi 1 hafta sürmekle beraber şiddetine göre semptomları değişmektedir. Ortalama bir kişi 3 ile 6 defa nezle olur. Viral enfeksiyonlara karşı en iyi korunma yöntemi bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektir. Akupunktur bağışıklık sistemini en iyi şekilde ve doğal olarak kuvvetlendirir, iyileşme sürecini kısaltır ve kullanılan ilaç miktarını azaltır. Sık sık hastalanan ve kalp hastaları olan kişiler akupunktur tedavisi yaptırarak hastalanma sıklığının azaldığını ve erken tedaviyle bir günde iyileşebildiklerini göreceklerdir. Bu durumda beslenmenin de önemi unutulmamalıdır. C vitamini yönünden (çilek, kantalup kavunu, portakal) ve çinko bakımından zengin gıdalar (istiridye, buğday tohumu, kuzu eti) acı biber ve tavuk çorbası doğru tercihlerdir. Kansızlık nezleyle ve diğer enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini azaltır. Gıdalardan yeteri miktarda demir ve folik asit alındığından emin olunmalıdır. Nezle olunduğunda acı kırmızıbiber iyi bir burun açıcıdır. Zatürre gibi enfeksiyonlarda sıcak tavuk suyu çorbası hafif bir antibiyotik etkisi yapabilir. Çinko pastilleri nezlenin erken döneminde günde 4 adedi geçmemek kaydıyla tok karnına belirtileri azaltabilir. Kansızlığın en yaygın sebebi demir eksikliğidir. Yemek yerken kahve ya da kafeinli içecekler içmek demir emilimini engelleyebilir. Demirle birlikte C vitamini alımı emilimi kolaylaştırır. Ayrıca papatya, nezleye çok iyi gelir. Çok fazla C vitamini içerir. Hastalığı engelleyemese de bulgularını azaltır. Bundan başka patates, kuşkonmaz, maydanoz C vitamini deposu besinlerdir. Soğuk algınlığı patolojik etkene göre değişmektedir. Aşırı yorgunluk, yüksek stres, yetersiz beslenme, uygun olmayan dinlenme, mevsime uygun olmayan giyinme vücut enerjisini düşürür.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.