a
HomeEKONOMİTürkiye-Avusturya: Kahve tadında ilişkiler

Türkiye-Avusturya: Kahve tadında ilişkiler

Türkiye-Avusturya: Kahve tadında ilişkiler

Richard Bandera (Avusturya Ticaret Müsteşarı)

Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Avusturya ile ilk kahveyi içmenin üzerinden kaç tane yüz yıl geçti; geçen yüzlerce yılda kim kime ne kadar kahve ikram etti, onların hatırı kaç yüz yıl daha sürecek, hesaplamadık doğrusu… Uzun yıllardır da kahve tadında ilişkiler söz konusu Avusturya ile. Yıllık 1,8 milyar Euro´ya varan, her geçen gün artan ticaret hacmi, Avusturya bulunan 3 bin civarındaki Türk şirketi ve 6 bin kişilik istihdam, turizm hareketleri, NABUCCO projesi ve yatırımlar… Avusturya Cumhurbaşkanı Dr. Heinz Fischer´in de söylediği gibi, Türkiye´de üretilen elektriğin yarısı Avusturyalı bir bileşene ait. Tüm bu ekonomik ve ticari hareketleri birinci elden takip edip, yöneten Avusturya Ticaret Müsteşarı Richard Bandera ile görüştük. Yaklaşık 5 yıldır ülkemizde bulunan genç yönetici Bandera ilişkilerin seyrini ve düzeyini anlattı.

Avusturya Dış Ticaret Müsteşarlığının statüsü nedir?

Avusturya Ekonomi Odasına bağlı olarak çalışıyoruz. Bu da Türkiye´deki, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği´ne en yakın kurum olarak nitelendirilebilir. Aralarındaki fark, o odadan Türkiye´ye gönderilen görevli kişilerin diplomatik niteliğe sahip olmalarıdır.

Müsteşarlığınızın görevleri nelerdir?

Ana hedefimiz Avusturya firmalarının ihracat çalışmalarına yardımcı olmak. Bununla birlikte, üretimde yer alacak yan kuruluşların da burada kurulmasına destek olmaktır.

Diğer önemli görevimiz ise özellikle Avusturya firmalarının buradan kaynak temin etmesi, yani buradan yapılacak ithalatın artmasına katkı sağlamaktır. Bu şekilde, Türkiye´nin ihracatının da artmasına yardımcı olmaktayız. Bunu sağlayabilmek için bir web sayfamız mevcuttur: www.advantageaustria.org. Avusturya ile iş yapacak işadamları bu siteden Avusturya hakkında birçok bilgiye erişebilir. Ayrıca, Türk firmalarına bu web sayfası üzerinden ücretsiz ilan verme olanakları sağlanmaktadır. Böylelikle Avusturya firmalarına ticaret ortağı adı altında ulaşmaları kolaylaşmaktadır.

Bunun yanında, ticaret fuarlarını da organize ediyoruz; farklı sektörlerde pazar araştırmalarında bulunuyoruz; vergi veya gümrük işlemleri ile ilgili destek sunuyoruz. Aynı zamanda Avusturya firmaları için Türkiye´deki bilgilerin temin edinilmesini, işe yarayacak özelliklerin toparlanıp sunulmasını sağlıyoruz.

Ne tür etkinlikler düzenliyorsunuz?

Bir süre önce, içlerinde danışmanlık firmalarının da bulunduğu 35 Avusturya firmasını Ankara, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa ve İstanbul´a götürdük. Açıkçası, Türkiye´de böylesine gelişmiş bir alt yapı bulacaklarını beklemiyorlardı. Türkiye ile Suriye arasındaki sınırın nasıl olabileceği hakkında herhangi bir fikirleri yoktu. Dolayısıyla, bireysel bir seyahatte göremeyeceklerini gördüler ve Türkiye´yi tanıma fırsatı buldular.

Bildiğiniz gibi Sayın Cumhurbaşkanımızla ziyaretinde 65 Avusturya firması bu geziye iştirak etti. Firma Federal Ticaret Odası üyeleri ile birlikte bu sayı 70´e ulaştı

Cumhurbaşkanı Sayın Heinz Fischer´in Türkiye temasları hakkında kısa bir bilgi verir misiniz? Ne tür sonuçlar alındı?

Avusturya Cumhurbaşkanı´nın gerçekleştirmiş olduğu resmi devlet ziyareti, Türkiye´deki politik soru işaretlerine rağmen gayet olumlu bir havada gerçekleşti. Bunu, Avusturya Federal Ekonomi Odası Başkanı Dr. Christoph Leitl yönetiminde ziyarete katılan 70 Avusturyalı firma yetkilisi ve ticaret uzmanı da gayet pozitif karşıladılar. Kayseri ve İstanbul´daki iş forumlarına büyük ilgi gösterilirken, bu ilginin gelecekte sadece güçlü bir ticari ortaklığın değil, aynı zamanda Türkiye´deki yoğun yatırımların da beklendiğinin bir işareti idi.

Avusturya ve Türkiye arasındaki ticaret ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avusturya ve Türkiye arasındaki işlem, ticaret hacmi yaklaşık 1.8 milyar Euro düzeyinde. Ticaret, göreceli olarak dengeli durumda; ihracat ve ithalat arasında çok büyük bir fark yok. Özellikle makine ve Türk elektrik sektörü için parçalar tedarik ediyor olsak da, Türkiye´den artan oranda ürün ithal etmekteyiz. Makineler de dahil olmak üzere, arabalar ve farklı işlemlerden geçmiş ürünler alüminyum, özellikle elektrikli ev aletleri, televizyon ve tabi ki tekstil.

Burada bulunduğum 5 yıllık süre içerisinde bu hacimde yaklaşık yüzde 6´lık bir büyüme gözlemledik. Aynı süre içerisinde yaptığımız yatırımların yüzde 8 oranında arttığını görmek beni daha da mutlu etti. Avusturya yaptığı bu yatırımlarla Türkiye´de en fazla yatırım yapan 10 ülke arasına girmiştir. Şu anda bu sıralamada 8. konumda, Almanya´nın sadece 2 puan gerisindeyiz. Ancak unutulmaması gereken şey, Almanya´nın Avusturya´dan 10 kat daha büyük bir ülke olduğudur.

En son Avusturyalı bir insan kaynakları firmasının yatırımlarını biliyorum. 5 Türk firmasını bünyesine katmış ve güvenlik, temizlik gibi işlerle ilgilenmektedir. Yaptıkları iş, personellerini kiralamaktır. Diğer şirketler daha esnek hareket edebilmekte, personellerini buralardan kiralamakta ve işlerini bu şekilde yürütebilmektedir. Bu bizim sektörlerimizde de önem kazanmaktadır. Özellikle otomotiv sektöründe esneklik anlamında önem arz etmektedir.

Sanayi yatırımlarımız halen enerji, madencilik sektörlerindedir. Bunun yanı sıra, petrol dağıtımının yüzde 38 dağıtım hakkına sahibiz.

İşlem hacminin bu iş adamlarının gelmesiyle artmasını biz de temenni etmekteyiz. Avusturya yatırım malları alanında çok başarılıdır. Aynı zamanda danışmanlık hizmetlerinde de iddialıdır. Danışmanlık sektöründe yatırım yapmak zaman alıcı bir süreçtir. Sebze, meyve gibi sadece ticaret üzerinden satışı yapılan ürünlerden ziyade, dijital zaman alan bir süreçtir. Geniş zamanlı bir yatırımdır.

Ticaret giderek artan bir seyir mi izliyor?

Evet. En son düşüş anlamında kaydımız 2002 ekonomi krizi esnasında oldu, onun haricinde hep yükseldi. Çoğunlukla bu düşüş ve inişler Türk parasının develüasyonu ile bağlantılı olarak oluşuyor. Büyük bir hidroelektrik projesinin tamamlanması da düşüşte etkili olabilir. Yatırımlarımızın yaklaşık yüzde 20-25´i hidroelektrik santrallerine gitmekte. Bunlar elektrik üretimi alanında yatırımlardır. Bu anlamda Türkiye için ciddi tasarruflar sağlayabilecek bir yatırımdır.

Turizm hareketleri bakımından durum nasıl?

Turizm aktiviteleri de son birkaç yıldır artış gösteriyor. Ben buraya ilk geldiğimde 384 bin civarıda turistten bahsedebiliyorken, şu anda bu sayının çok üstünde bir sayıdan söz edebiliyoruz. İlginç bir şey söylemek gerekirse, buraya gelen turistler Avusturya´nın buraya yaptığı toplam yatırımın üçte birini harcamaktadır. Bu anlamda Avusturya´nın Türkiye´ye yapmış olduğu yatırımların yaklaşık 1.5 milyar euro olduğunu düşünürsek, turistlerimizin bu paranın üçte 1´i olan 5oo milyon Euro´nun harcamakta olduğunu görmekteyiz. Bu paralar çoğunlukla otel işletmelerine ve sahil kenarında çalışanlara ücret olarak gitmektedir. Ve bununla birlikte tüm turizm sektörüne katkı sağlayan tüm çalışanlara da ücret olmaktadır.

Türkiye´den Avusturya´ya gidenler…

Yılda yaklaşık 37 bin Türk turist almaktayız. Tarihi imparatorluk döneminden kalan binalar ve kültürümüzle ilgili olan hizmetlerimiz ve pek tabi ki kayak önemli ölçüde dikkat çekmektedir. Örneğin Türkiye´de bir haftalık bayram tatili için bir şeyler yapmak isterseniz, örneğin kayağa gitmek isterseniz, burada kayağa gideceğiniz para ile çok rahat Avusturya´ya gidip,orada kayak yapabilirsiniz.

NABUCCO projesi hakkında neler söylersiniz?

Bu bir doğalgaz turizmidir. Mümkün olabildiğince çok doğalgaz kaynağı bulabilmek çok önemlidir. Bu projemizin güç kazanabilmesi için Türkiye gibi güçlü bir ülkenin ortaklığına ihtiyacımız var. Türkiye´nin de bu projeyi gerçekleştirmek için gayet istekli olduğunu bilmekteyiz. Farklı ülkelerin bakanlıkları arasında bu konu ile ilgili görüşmeler yapılmaktadır. Ve öyle umuyoruz ki; somut adımlarla bu projenin hayata geçtiğine tanık olabileceğiz.

Türkiye´deki siyasi belirsizlik iki ülke ticari ilişkilerini etkileyecek mi?

İşadamları genellikle tahmin edilebilir, sağlam ekonomiye sahip ülkelerde iş ortamına sahip olmak, buralarla ticaret yapmak isterler. Parasal ekonomi teorisi, temel olarak piyasanın tahmin edilebilirliği üzerine işlemektedir. Dolayısıyla bir ülkenin anaparayı, enflasyon oranını ve faiz oranının biliniyor olması, iş planınızı yapmanız için gerekli hesaplamaları yapmanızda size yardımcı olacak etmenlerdir. Ne kadar fiyat biçeceğinizi veya hammadde miktarınızı nasıl ayarlayacağınızı bileceksiniz. Eğer ülkede dalgalanmalar görülüyorsa, bunları planlamanız pek mümkün değildir. Eğer planlayamazsanız, yatırım yapamazsınız. Yani böyle bir durumda ulusal yatırımdan yada uluslararası ticaretten bahsetmemiz çok zordur

Avusturya, Dışişleri Bakanı Türkiye´nin AB üyeliğine sürekli karşı çıkıyor, bu resmi politikanız mı?

Koalisyondaki farklı partilerin, farklı bakanları bu konuda elbetteki farklı görüşlere sahip. Dolayısıyla hükümetimizin kesinleşmiş bir görüşü olduğunu zannetmiyorum. Ama Dış İşleri bakanımızın görüşlerinin bu konuda çok önemli yer teşkil ettiğini söyleyebilirim. Bilinmesi gereken şeyleri de zaten her gün duyuyoruz. Karşılıklı ziyaretler sırasında bu konuda ümitlerin kaybedilmemesi konusunda görüşler dile getirildi. Dolayısıyla ilerde ne olacağına bakmaksızın, bugünkü sürecte yapılması gerekenlerin yerine getirmesi, hukuka uygun hale getirilmesi çok önemlidir. Tabi ki yapacak çok iş var ama ilk başta, gümrük birliğinin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Bu konudaki protokoller tam anlamıyla oturtulmadı.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.