a
HomeEKONOMİTarım arazilerinin bölünmesini önleme çalıştayı

Tarım arazilerinin bölünmesini önleme çalıştayı

Tarım arazilerinin bölünmesini önleme çalıştayı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu´nda tarımsal toprakların parçalanmasının önlenmesi ve korunması ile ilgili yeterli düzenleme bulunmamaktadır. Ülkemizdeki tarım arazileri küçük ölçekte, birbirinden uzak ve çok parçalı yapıdadır.Miras yoluyla ve hisseli satışlar nedeniyle oluşan arazi parçalanmaları artmakta ve ekonomik parsel büyüklüklerinin altına düşmektedir.

Çoğu Avrupa ülkesinde tarımsal işletme ve arazilerin mülkiyetinin tek bir mirasçıya devredilmesi suretiyle tarımsal toprakların parçalanmasının önlendiği görülmüştür.Söz konusu nedenlerle, 09/02/2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5578 sayılı Kanunla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu´nda değişiklik yapılarak bölünemez parsel büyüklükleri kanunla düzenlenerek miktarları arttırılmıştır. Ancak tarımsal toprakların dışında asgari tarımsal işletme büyüklüklerinin de belirlenmesi zorunluluk arz etmiştir.

Bu nedenle daha fazla küçülmemesi gereken tarımsal işletmeye ait arazi büyüklüklerinin bölgelere göre belirlenmesi Taslağa dahil edilmiştir.

AB ÜLKELERİNDEKİ UYGULAMA

Tarımsal topraklar üzerindeki mülkiyet hakkı; Üye Devletlerin özel hukukları dahilinde olduğundan, Topluluk tarafından çıkarılan mevzuatla değil, Üye Devletlerin kendi iç hukuklarına göre çıkarılan mevzuatlar aracılığıyla düzenlenmektedir.Üye Devletlerin tarımsal yapıları farklılık göstermekle birlikte, arazi parçalanmalarının önlenmesi bakımından önemli ortak noktalar da vardır. Fransa ve Danimarka´da tarımsal işletmenin bütünlüğünün korunması amacıyla mülkiyet tek bir mirasçıya devredilmekte ve bu mirasçı diğer mirasçılara maddi tazminat veya işletmenin piyasa değerini ödemektedir. Fransa´da mirasçı diğer mirasçılara eşit veya eşite yakın parasal tazminat öderken Danimarka´da parasal tazminat değil, tarımsal işletmenin piyasa değerini ödemektedir. İngiltere, Hollanda ve Almanya´da tarımsal işletmenin bütünlüğünün korunması esas alınmakta, ancak mirasçılar arasında eşitlik söz konusu olmamaktadır. Mülkiyet tek bir mirasçıya devredilmekte, diğer mirasçılar çok az maddi tazminat almakta veya hiç almamakta, yani yüksek tazminattan vazgeçerek tarımsal işletmenin bütünlüğü ve sürekliliği için gönüllü olarak kendi haklarından vazgeçmiş olmaktadırlar.

İngiltere´de tarımsal işletme hiçbir karşılık alınmadan devredilmektedir.

Değişiklik çalışmalarının ana başlıkları;

`Tarımsal İşletme´ ve `Tarımsal Toprak´ niteliğindeki taşınmazlarda hiçbir şekilde uygulanmayan “özgüleme” sistemi kaldırılarak yerine “mülkiyetin devri” sistemi getirilmiştir.Türkiye´deki tarımsal işletme sayısının azlığı ve yeterli düzeyde olmadığı, tarımın daha çok toprak üzerinde yapıldığı düşünülerek “Tarımsal İşletme” tanımı yanında, ayrıca “Asgari Tarımsal İşletme veya Tarımsal Toprak Büyüklüğü” tanımı getirilmiştir.

Öngörülenler

Yasa taslağında, Mirasçılar arasında paylaşım yapılırken mülkiyetin devri konusunda 3 seçenek öngörülmektedir.

1-Terekede bulunan ekonomik bütünlüğe ve yeter büyüklüğe sahip tarımsal işletme veya tarımsal toprağın mirasa konu olması halinde; Mirasçıların tarımsal işletmenin veya tarımsal toprağın mülkiyetinin bir mirasçıya devri, konusunda anlaşabilecekleri, 2-Terekede bulunan ekonomik bütünlüğe ve yeter büyüklüğe sahip tarımsal işletme veya tarımsal toprağın mirasa konu olması halinde; Mirasçıların tarımsal işletmenin veya tarımsal toprağın mülkiyetinin Türk Medeni Kanuna göre kuracakları aile malları ortaklığına devri konusunda anlaşabilecekleri,3-Terekede bulunan ekonomik bütünlüğe ve yeter büyüklüğe sahip tarımsal işletme veya tarımsal toprağın mirasa konu olması halinde; Mirasçıların tarımsal işletmenin veya tarımsal toprağın mülkiyetinin devri konusunda Türk Ticaret Kanuna göre kuracakları bir şirkete devri konusunda anlaşabilecekleri,

Ancak mirasçılar kendi aralarında anlaşamadıkları takdirde, işletmeye ehil mirasçılardan birinin istemde bulunması halinde mülkiyetin gerçek değeri üzerinden bölünmeksizin devredileceği,Mülkiyeti devir işlemlerinin mirasın açılmasından itibaren en geç altı ay içerisinde tamamlanacağı,Mirasçılardan birinin itiraz etmesi halinde, Sulh Hâkiminin kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutarak karar verebileceği,Karar verilinceye kadar mülkiyetin tedbiren üçüncü kişiye verilebileceği, Mirasçıların eşit şartlarda olduğu durumlarda mülkiyetin en çok bedeli veren mirasçıya devredileceği,

Kendisine mülkiyetin devri yapılan mirasçıya, diğer mirasçıların paylarını ödeyememesi durumunda devlet tarafından ucuz kredi verilebileceği,Kamu kurum ve kuruluşları, Örneğin; Tarım Reformu Genel MüdürlüğüKamu bankaları,Özel bankalar,Katılım bankaları,Diğer finans kuruluşları,tarafından uygun koşullarda kredi verilebileceği,Kredi temini için faiz, komisyon ve diğer masraflarına geri ödemesiz destekler sağlanabileceği,

Ödeme yapılmadan tapuda kayıt işleminin yapılmayacağı, Miras paylaşımının belirlenen usuller dâhilinde yapılmaması ve durumdan diğer mirasçılar ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı´nın haberdar olması halinde mirasa konu tarımsal işletme veya tarımsal toprağın satışı için Sulh Hâkimine başvurabileceği,Şirketlerin tescil işlemi tamamlanıncaya kadar yapılacak işlemlerin her türlü vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden muaf olacağı,Aile malları ortaklığı veya şirket kurulması halinde, ortaklardan birinin payını satması halinde diğer ortakların ön alım hakkına sahip olacağı,

Öngörülenler

Aile malları ortaklığı veya şirketin zorunlu sona ermesi halinde aile malları ortaklığına veya şirkete ait tarım arazilerinin veya işletmelerin bölünemeyeceği,Paylı Mülkiyet halinde de, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirlenen bölünmez büyüklüklerin altında kalındığı takdirde, bu payların diğer paydaşlar ve ortaklar dışında tamamen veya kısmen devredilemeyeceği, rehin edilemeyeceği, haczedilemeye-ceği öngörülmüştür.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.