a
HomeSÖYLEŞİLERŞehri halkımızla beraber yönetiyoruz

Şehri halkımızla beraber yönetiyoruz

Şehri halkımızla beraber yönetiyoruz

“Hani gazetelerde okuyoruz, `ölmeden önce yapmanız gereken 100 şey´ diye, bence bunlardan birisi Mardin´i görmek olmalı. Herkes hayatında bir kere bile olsa Mardin´i görmeli. Tüm okuyucularınızı Mardin´e davet ediyorum. Güvenlik Adası, Büyülü Şehir, Taşın ve İnancın Dile Geldiği Yeri görmeye, Mardin´e davet ediyorum”

Bu içten sözler Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu´na ait. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezun olan Ayanoğlu, oldukça sosyal ve halkla iç içe sevilen bir başkan. Mardin il ve ilçelerinde toplam 5 ÇATOM merkezinin proje koordinatörlük görevini yürüttükten sonra GAP İdaresi´nce, Cizre-ÇATOM, Siirt-ÇATOM, Siirt-Uluköy ÇATOM kuruluşlarını yapılandırmak üzere görevlendirilmiş, daha sonra ise asıl mesleğine başlayıp serbest avukatlık bürosu açmış.

2003 yılında Mardin Barosu Yönetim Kurulu üyeliğine, 2005 Yılında Baro Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sekreterliğine, 2007 yılında yapılan Baro olağan genel kurulunda yeniden Baro Yönetim Kurulu Üyeliği ve Baro Başkan Yardımcılığı´na seçilen Ayanoğlu, 2002 yılında kurulan Mardin Kültür, Turizm ve Tanıtım Derneği´nin kurucuları arasında da yer almış. Halen bu derneğin ve Mardin Artuklu Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Derneği´nin başkan yardımcılığını yürütüyor.

Başkan Mehmet Beşir Ayanoğlu´nu makamında ziyaret edip keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik:

Başkanlığa geldiğinizde nasıl bir belediye devraldınız ve ne çalışmalar yaptınız?

Çok iyi durumda olan bir belediye devralmadık. Ama ben enkaz edebiyatı yapmayı sevmiyorum, geriye değil ileriye bakmak gerektiğini düşünüyorum. Göreve geldiğimiz 20 ay içerisinde çok şey yaptık. İnanç ve kararlılık olunca insanın üstesinden gelemeyeceği şey yoktur. Şu ana kadar 25km uzunluğunda parke taşı döşedik, 30km uzunluğunda su ve kanalizasyon borusu döşedik. Mardin´in heyelan bölgesi olmasından dolayı 6 bin metreküp büyüklüğünde 10 adet ihata duvarı ördük. Mardin´in altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık.

Belediyedeki yönetim anlayışını değiştirdik. Tepeden inme, halka rağmen kararlar almadık sürekli halkımıza danıştık. Halkımızın yönetim mekanizmasına katılımını sağlamak için tüm kanalları açtık. Kent konseyini daha faal hale getirdik. “Evren” olan mahallenin adını yaptığımız referandumla halkımızın isteği doğrultusunda “Kotek” olarak değiştirdik. Yapımını tamamladığımız 5 parkın ismini halkımıza sorduk siz belirleyin dedik. Bunlar gibi uygulamalarla şehrimizi halkımızla beraber yönettik. Belediyede yaptığımız en önemli değişimin bunun olduğunu düşünüyorum. Her şey Mardin halkının mutluluğu için. Belediye Başkanı, ekibi personeliyle bunun için var. Biz çalışanlarımıza bu zihniyeti aşıladık.

Devam eden ve proje aşamasında olan çalışmalarınız neler?

Mardin´in 50 yıllık çöp sorununu sona erdirecek Katı Atık Depolama ve Bertarafı Tesisleri inşaatı başladı. Mardin ve ilçeleri dâhil 17 belediye bu tesislerden faydalanacak.

Tarihi Dönüşüm Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Mardin´in asli yapısı ortaya çıkıncaya kadar bu çalışmalar devam edecek. Bizler Mardin´in geleceğini turizmde görüyoruz yani Mardin kalkınmasının lokomotifi turizm olacak. Tarihi gün yüzüne çıkarmak için yaptığımız çalışmalar şimdiden meyvelerine vermeye başladı. Mardin´de onlarca otel açıldı bir o kadar yatırımcı sırada bekliyor. Mardin çarşılarına turistle birlikte hareketlilik geldi. Gençlerimiz işsizlik yüzünden artık göç etmiyor çünkü istihdam olanakları arttı.

Mardin Kalesi´ni hem halkımıza hem turizme açmak için çalışmalar başladı. Gerekli restorasyonlar tamamlandıktan sonra kale 26 yıl sonra açılmış olacak. Kalenin açılmasının Mardin turizmine farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyorum.

Otogar ile ilgili proje çizimi tamamlandı yakında onun da temelini atacağız. Sit alanı su ve kanalizasyon şebekesini yenilemek için ihale süreci tamamlandı. Çalışmalar yakında başlayacak.

Birinci Cadde´nin restorasyonuna da bu yıl başlayacağız.

Turizmin Mardin´deki ani patlayışı ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Aslında turizm Mardin´de ani olarak patlamadı, bir süreç içerisinde gelişti. Bu patlamada en önemli unsurun Tarihi Dönüşüm Projesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Mardin bu projeden önce beton ve moloların altında saklı bir inci gibiydi. Şimdi bu ince büyülü güzelliğiyle ortaya çıktı. Ortaya çıkınca da dikkat çekti. Film yapımcılarının ve sizin gibi değerli medya mensuplarının katkıları da elbette ki küçümsenemez. Sizler bu “inci”nin güzelliğini yazıp çizdiniz ve dünyanın dört bir yanından insanları Mardin´e çektiniz.

Mardin´deki sanayiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mardin coğrafi konumu nedeniyle Ortadoğu´nun yıldızı olmaya aday bir şehir. Irak ve Suriye ile kapı komşusu. Türkiye´nin Ortadoğu´ya açılan kapısı. Onun için geleceği parlak. Biz komşu ülkelerle ticareti geliştirmek için Musul, Erbil ve Haseki ile “Kardeş Belediye” olduk, bilgi alışverişlerinde bulunuyoruz. Mardin´e gelen işadamları yatırım olanaklarını inceliyor. Bu ikili ilişkilerin Mardin´in ekonomisine olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyorum.

Mardin´in çözüm bekleyen sorunları nelerdir? Bunlar için neler yapılmalıdır?

Biz göreve geldiğimizde Mardin´in 16 temel sorununu olduğunu tespit ettik. Bunların bir kaçını çözdük, diğerleri ile ilgili çalışmalarımızsa devam ediyor. Tarihi Dönüşüm Projesi´nin tamamlanması gerekiyor. Sit alanında bulunan su ve kanalizasyon şebekesi 1952 yılında döşenmiş ve borular eleğe dönmüş durumda tüm at yapının değişmesi gerekiyor. Yeşil alanların artırılması sosyal ve sportif donatı alanların çoğaltılması gerekiyor. Mardin Kalesi´nin turizme acilen kazandırılması gerekiyor.

Röportaj: İrem Nurgül Durmuş

 

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.