a
HomeSÖYLEŞİLERRuhi Başhelvacı: “Yat devre mülk geliyor, hazır mısınız?”

Ruhi Başhelvacı: “Yat devre mülk geliyor, hazır mısınız?”

Ruhi Başhelvacı: “Yat devre mülk geliyor, hazır mısınız?”

RB Grup bünyesinde kurulan RB Yatçılık ve Turizm İşletmeleri A.Ş., meraklılarına devre mülk (time sharing) olarak sunup mümkün olduğu kadar çok deniz severi yat tatilinden yararlandırmayı amaçlıyor.

Sıradanlıkla sıra dışılık arasındaki çizgi oldukça kalın, hemen farkediliyor. Özgün fikirler, yapılmamışı denemek, ilk olmak günümüzün ticari yaşamında sizi çekici hale de getiriyor, elbette anlayanlar için. Yılların deneyimine sahip RB Grup da bu elit ve sıradışı sınıfa girenlerden. Ana sektör inşaat. Bunun yanında birçok iş kolunda faaliyet gösteriyorlar. Baş prensip, “Sevmediğin işi yapmayacaksın!” İyi planlama sayesinde ekonomik krizi işçi çıkarmadan atlatmayı da başarmış bir grup.

Şimdilerde, Türkiye´de ilk kez denenecek bir yatırımın ortamını hazırlıyorlar. Önümüzdeki yaz aylarında uygulamaya da geçecek. İşin adı `Yat devre mülk´. Bunun için kurulmuş bir şirketleri var. Bu şirketle insanları büyük masraflar edip yılda sadece maksimum 1-2 ay kullabildikleri yatları insanlara devre mülk olarak sunup çok daha az bir masrafla aynı keyfi sunmak. Ayrıca bütçesi sınırlı olanlara da yat sahibi olma şansı vermesi hedefleniyor.

Bu projeyi ve genel hatlarıyla RB Grup´u Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Başhelvacı´na sorduk, dergimizin sayfalarına konuk ettik…

Kendinizi ve şirketinizin iştigal alanlarını tanıtır mısınız?

1969 Burdur doğumluyum. Burdur Mehmet Akif Ersoy İlkokulu´nda, orta okul ve liseyi İzmir Özel Türk Koleji´nde, üniversiteyi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü´nde okuyarak eğitimi tamamladım.

Dış Ticaret Konusunda 10´a yakın kurum ve kuruluştan eğitim aldım. 1992 yılından beri ticaret hayatının içindeyim; bunun üç senesini profesyonel, kalan 14 senesini kendi şirketlerimde çalışarak geçirdim. Evli, iki çocuk babasıyım.

RBGroup´a gelince;

İnşaat müteahhitliği, müşavirlik hizmetleri, lojistik ve yurtdışı tedarik hizmetleri, mobilya, turizm sektörlerinde çalışıyor olsak da ciromozun yüzde 80´i çelik taahhüt işlerinden geliyor.

Ancak size bahsetmek istediğim yapmakta olduğumuz işlerden çok, alt yapısını yıllardır oluşturmaya çalıştığım, RB Yatçılık ve Turizm İşletmeleri A.Ş.

Türkiye´de bir örneği var mıdır, bilmiyorum ama yurtdışında örnekleri olan Yat Devre Mülk (Time Sharing) işi. Bu şirketle insanları büyük masraflar edip yılda sadece maksimum1-2 ay kullabildikleri yatları insanlara devre mülk olarak sunup çok daha az bir masrafla aynı keyfi sunmak. Ayrıca bütçesi sınırlı olanlara da yat sahibi olma şansı vermeyi hedefliyoruz.

Sizin için lokomotif sektör hangisidir?

Türkiye´nin olduğu gibi bizim de lokomotif sektörümüz inşaattır. Binlerce kalem mal ve binlerce üretici sanırım başka bir sektörde buluşamaz. Kriz olsa da olmasa da birileri en azından barınmak zorunda.

Şirketinizin uzak ve yakın hedefleri hakkında bilgi verir misiniz?

RB Yatçılığın bu seneki hedefi 4 yat ile işe başlamak. Bu yatları kendi imkanlarımızla alacağız, daha sonra talebe göre her sene bu sayıyı arttırmaya çalışacağız. ayrıca Marmaris´te inşaatına başlayacağımız çekek alanında 100´e yakın tekneyi barındırmayı planlıyoruz.

İş, yatırım ve istihdam prensipleriniz nelerdir?

Sevmediğin, bilmediğin bir işi yapmayacaksın. Yatırımlarda öncelik bilgine sonra sevgine göre yapılmalı. Birçok arkadaşımız, büyüğümüz bu hataları yaptılar, 45-50´sinde işlerini bırakıp Bodrum´a, Antalya´ya yerleştiler, 5-6 sene sonra ya sıkıldılar ya paraları bitti, “ne yapalım!” dediler; bir şey yapamadılar. Bunları en başta düşünmek, buna göre iş hayatına atılmak gerekiyor, işadamı emekli olamaz, olmamalı.

Krizleri hesaba katarak değişik sektörlerde yatırım yapmakta fayda var, herkes Koç, Sabancı değil. Yatay bir genişleme bence Türkiye´ye daha uygun.

İstihdam planlanabilecek bir şey değil, işlerin yolunda giderse sayı zaten artar. Türkiye gibi sık sık kriz yaşayan bir ülkede kim 5 sene sonra ne kadar işçi çalıştıracağını bilebilir. Krizde hiç işçi çıkarmadık, sadece biten işlerin şantiyelerini kapattık, bunlarında çoğunu yeni şantiyelere aktardık. Fabrikalarımızda çalışan işçiler kriz döneminde azalmadı arttı.

2009´da yaşadığımız sıkıntıları da içine katarak, gelecek yıla ilişkin öngörülerinizi; Türk ve dünya ekonomisini nelerin beklediğine dair tahminlerinizi öğrenmek isteriz.

Türkiye´de zaten yıllardır bir ekonomik bozukluk vardı, bu yurtdışı piyasalar etkisi ile finansal krize dönüştü. Bunun etkisinin önümüzdeki yıllarda Türkiye´yi daha fazla etkileyeceğini düşünüyorum.

Küçük ülkelerin durumlarının zaten krizde olan Dünya´yı pek etkileyeceğini düşünmüyorum ama İngiltere, Hindistan ve Çin izlenmeli.

Yabancı sermaye ortaklığına olan bakışınızı belirtir misiniz?

Zaten biz yabancı ortakları olan bir grubuz, ancak bunun bir faydasını gördünüz mü? Derseniz, hiç görmedik.

Aksine her işte istenen dokümantasyon fazlalığı ortaklarımızı bezdirmiş durumda.

Bunun yanında en büyük sıkıntımız, Türkiye´ye başka işler için gelen Kuzey Ülkelerin kadınlarına ikamet verilirken, biz Türkiye´ye yatırım yapmış ve Türkiye´den yatırımlarıyla milyonlarca dolar ihracat yapmış ve yapmakta olan ortaklarıma daha Türkiye´den oturma izni bile alamadık.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.