a
HomeSÖYLEŞİLERMedicana İnternational ile sağlıkta atılım

Medicana İnternational ile sağlıkta atılım

Medicana İnternational ile sağlıkta atılım

Sağlık sektöründe önemli bi atılım olan medicana international dünya ölçeğinde bir yapılanma. Medicana International´ların kuruş öyküsünü; Ankara Medicana International Hastanesi hakkında sağlık hizmetleri ve geleceğe yönelik tüm hedefleri Medicana Grubun Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin BOZKURT ile yaptığımız söyleşide öğrendik.

Sayın Hüseyin Bozkurt Ekonomize okurları için sizi daha yakından tanıyabilir miyiz? Bize Medicana Hastanesi´nin tarihçesinden kısaca bahseder misiniz?

1968 İstanbul doğumluyum. İstanbul Pertevniyal Lisesi mezunuyum. Kısa bir mimarlık eğitiminden sonra, ailemizin çoğunun doktor olması, benim de doktor olmamı istemeleri nedeniyle mimarlık eğitimimi bırakıp doktor olmaya karar verdim. Tabi doktorluk uzun ve meşakkatli bir süreç. Altı yıllık eğitimden sonra mecburi hizmet daha sonra yan bir dal yapmak istersiniz tekrar bir ihtisas yapmanız gerekiyor. Yani yaklaşık 15 yıllık bir eğitim alıyorsunuz. Bende tıbbın kolay dalı olan, mezun olur olmaz bir klinik açarım diyerek diş hekimliğini seçtim. Hem ailemi kırmamak, hem kendimi daha çabuk piyasaya atmak için en kolay yoldu. Dolayısıyla Diş Hekimliğini seçtim ve sonradan da çok sevdim açıkçası. Mezun olduktan sonra çok yoğun çalıştım hatta askerliğimi Ankara´da yaptım. Jandarma Genel Komutanlığı Dispanseri´nde görev yaparken aynı zamanda akşam çıkıp başka bir poliklinikte de sabaha kadar çalıştım. Askerliğim bitince de İstanbul´da iki ayrı yerde çok yoğun çalışmaya başladım. Beş yıl boyunca aşağı yukarı 17-18 saat çalıştığım olmuştur. Diş hekimliği süreci kısa sürdü ama beş yıl için şunu söyleyebilirim ki “Beş yılı 20 yıllık çalıştım.” Bunu iddia ediyorum. Bir diş polikliniğimiz vardı. Hatta benim yanımda çalışmaya başlayan diş hekimi bayan arkadaşla sonra evlendik, eşim oldu. Sonra diş polikliniğimiz büyümeye başladı.

Yaklaşık 10 diş hekiminin çalıştığı bir poliklinik haline geldi. O sırada Ömür Hastanesi binası yıkılarak yeni bir hastane inşa edildi. Hastane olurken ben diş servisine talip oldum. Aynı zamanda o hastaneye ortak oldum. Diş servisine talip olduktan sonra daha yoğun çalıştım. Ortak olduğum hastanede bir takım problemler yaşadık.Hastanenin kuruşundaki ortakların çoğunluğu doktordu.(Eskiden doktorlar biraraya gelirdi ufak çaplı hastaneler kurulurdu)Böyle olunca baktık problemler yaşıyoruz, Dedim ki: `arkadaşlar bu işi biz kendimiz yapalım´. Türk milleti olarak çabuk karar veririz. Bu konuşmalardan sonra, bir şubat günüydü 1993 yılında boş bir bina buldum ve arkadaşlarıma söyledim. O arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğuyla biz hastanecilik işine başladık. Daha sonra 1995´te Avcılar´da,1999´da Çamlıca´da derken 2003 yılında ilk ortak olduğum Ömür Hastanesi battı. O grubun 4-5 tane hastanesi vardı. O hastanede çalışanların çoğu benim arkadaşımdı. Arkadaşlarımın ısrarıyla biz yeniden satın aldık, kontrat yaptık ve tekrardan hastaneyi A´dan Z´ye yeniledik. Kalp cerrahisi, organ nakli, diyaliz gibi olmayan branşları koyduk. 2003 yılından itibaren de orayı bizim Medicana Grubuna kattık. Şu anda da İstanbul´un en yoğun çalışan hastanelerinden biri. 2007´nin sonlarında bizim en büyük hayallerimizden biri ve benim mesleğim olduğu için sadece dişle ilgili bir diş hastanesi açtık. 2008´in Mayıs ayında da İstanbul´da Beylikdüzü´nde Medicana International adıyla bir genel hastane açtık. 2008´in son aylarında da Ankara Medicana International´ı açtık. Son açtığımız hem İstanbul hem Ankara´daki International´lar dünya ölçeğinde çok önemli büyük yatırımlardır.

Medicana Hastanesi özel hastane kavramının öncülerinden. Bu sorumluluğun size ne gibi artılar ya da eksiler getirdiğini öğrenebilir miyiz?

Şimdi özellikle biz sağlıktan kazandığımızı sağlığa yatıran bir grubuz. Başka bir işimiz yok. Biz bu işi biliyoruz. Kurucuların hemen hemen tamamı doktor. Sağlıktan kazandığımızı sağlığa yatırarak, her geçen gün büyüyerek yolumuza devam ediyoruz. Bunu yaparken de gerek hizmet içi eğitimine gerek akreditasyon çalışmalarına gerek hasta memnuniyetine olmazsa olmaz önşartlarımız olarak baktık ve hep böyle davrandık. Yani bizim için öncelik para değil, hastanın sağlığı diye düşündük Bunu da iyi yaptığımızı düşünüyoruz. Bu yüzden de hem sektörün öncülerinden olduğumuzdan bizim olmazsa olmazlarımızdandır, çünkü sağlık işi bir maraton koşusudur. Bir 100m koşusu değil. Uzun vadeli yatırımlar yapacaksınız. Gerek maddi gerek manevi. Onlar uzun sürede geri dönen yatırımlar. O yüzden bizim önceliğimiz para kazanmak değildi. Bunu birkaç kez de kanıtladık.1999 depreminde Avcılar komple yerle bir oldu. Yani bunu sadece bir bina yıkımı olarak söylemiyorum. Avcılar diye bir ilçe bitti. Herkes taşındı ve terkedilen bir kasaba haline geldi. Biz orada çok ciddi bir savaş verdik. Deprem günü ve ondan sonraki günler, biz 2000´ in üzerinde bina bedeli hastaya baktık. Kiminin ayağı kopmuş, kiminin kolu parçalanmış, kimi artık tanınamaz halde… Bir kuruş bile kimseden destek ve yardım almadık. Hatta gidip kredi alarak maaşları ödemişizdir. Bu da bizim bu işe bir sevda olarak baktığımızı gösteriyor. Sağlık sektörü bizim sevdamız. Biz bu işi severek yapıyoruz. Bunu da sektörün öncü gruplarından biri olduğumuz için misyonumuz olarak görüyoruz.

Hastanenizde hangi bölümlerde hizmet vermektesiniz? Önem sırası olarak önde tuttuğunuz bölümler var mı?

Bizim ağırlıklı olarak bir diş hastanemiz var. Bu hastane sadece dişle ilgili bir hastane. Geri kalan beş hastanemiz her türlü branşın olduğu genel bir hastane. Bunların içinde özellikle Ankara´ da açtığımız Medicana International, gerek kalp cerrahisi gerek kardiyoloji gerek organ nakli gerek tüp bebek ve diyaliz gibi hemen hemen tıbbın uç dallarını kapsayan bir hastane. Bütün branşlar içerisinde kardiyoloji ve kanser bölümü iki tane dev yatırım. Bunlar dünya ölçeğinde (Özel sektör adına konuşuyorum)özel sektörler ve yatırımlar arasında 100 büyük yatırım arasına girecek yatırımlardır. Burada özellikle kanserde ve kalp cerrahisinde çok önemli şeyler yapıyoruz. Önemli teknolojik alt yapımız var. Bu binalar zaten aynı zamanda hastane olarak planlandığı için her detay düşünüldü ve akıllı bina özellikleriyle yapıldı. Yani Amerika´ nın herhangi bir şehrinde oturup, buradaki bir x odanın klimasını ayarlayabiliyorsunuz. Böyle bir alt yapımız var. İçeriye tamamen steril bir hava pompalanıyor. Hastaların rahatlığı için her türlü konfor düşünüldü. Dediğim gibi bu hastane, dünya ölçeğinde bir hastanedir.

İstanbul ve Ankara şubelerinizde kanser hastalıkları ve kardiyoloji alanlarına daha ağırlık vereceğinizi söylediniz. Türkiye´ de bu iki alanda kendinizi nerede görüyorsunuz?

Kalp cerrahisi zaten Türkiye´ de en çok vak´a yapan kurumlardan bir tanesi. Amerika´ da son yapılan bir araştırmaya göre 2020 yılında her üç kişiden birinin, doğrudan ya da dolaylı olarak kanserden etkileneceği söyleniyor. Günümüzde Türkiye´ de ciddi bir kanser tedavi organizasyon problemi var. Kanser hastaları için yeterli merkez yok. Aynı zamanda kadrolar da yok. Bu nedenle biz hem Ankara´ da hem de İstanbul´ da çok iddialı iki tane kanser merkezi kurduk. Çünkü maalesef yakın gelecekte çok ciddi sayıda hasta artışı olacak. Biliyorsunuz Dünya´da birinci sırada kalp kastalıkları, ikinci sırada kanser yer alıyor. Üçüncü sırada da nörolojik bölümler ortaya çıkmaya başladı. Bu üç bölüm içerisinde zaten kalp cerrahisi ve kardiyoloji vardı, Kanser ve nörolojik bölümlerde de ciddi yol aldık. Kalp ve kanser bölümlerinde bizim yatırımlarımız daha da devam edecek. Sektörde çok başarılı hastaneler var. Çok başarılı hekim arkadaşlarımız var. Medicana grubu da bu işi iyi yapan gruplardan bir tanesi diyebiliriz.

Yaptığınız bir açıklamada; “Medicana International Ankara Hastanesi sadece Ankara ve çevre illerin değil, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya´ nın da çekim merkezi olacak” diye bir söylemde bulundunuz. Medicana Ankara´nın gerek yurt içi gerek yurt dışı için bu kadar önem arz etmesinin nedeni nedir?

Biz bu hastaneleri kurarken Dünyada gezmediğimiz hastane kalmadı. Hastaneleri inceledik. Sektörün içinde de aşağı yukarı 20 yıldır varız. 20 yıl içinde de hasta geldiğinde neden şikayetçidir, nelerden mutlu olur, hekim çalışırken ne rahatsızlık çeker bunları çok iyi gözlemledik. Bu iki yatırımda da bu eksiklikleri kapatmaya çalıştık. Türkiye´ ye yeni gelen bir çok şeyi de bu hastanede ilk biz kurduk. Şimdi bunları yaparken sadece bölgesel ya da Ankara için düşünmedik. Türkiye çok ciddi bir tıbbi alt yapıya sahip. Bütün yapılan hastaneler de çok başarılı. İmtiyaz farkı var çok iyi binalar yapılıyor ve doktor kalitesi de oldukça iyi. Bugün Avrupa´ da birçok ülkedeki doktor kalitesinden çok daha iyidir. Buna rağmen oradaki fiyatların yarısına hatta üçte birine çalışıyorlar Türkiye´ de. O yüzden Türkiye önemli bir sağlık üssü olabilir. Bulunduğu yer itibariyle bugün Uzak Doğu Ülkeleri, dünya kadar hasta çekiyor. Hindistan, Pakistan, inanılmaz bir şekilde hasta çekmeye başladı. Türkiye yurt dışından neden hasta almasın? O yüzden özellikle Orta Doğu´dan, Balkan Ülkeleri´nden, Avrupa´ dan çok ciddi hasta geleceğini düşünüyorum. Gelmeye de başladılar. Şu anda yaptığımız önemli anlaşmalar var. Özellikle yazın Türkiye´ ye gelecek olan yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın sağlık dileklerini Ankara´ dan ve İstanbul´dan vereceğiz. Ayrıca Kuzey Irak´ta ki ve Balkan Ülkeleri´ndeki anlaşmalarımız, Türkî Devletleri´ndeki anlaşmalarımız tamamlandı. Oralardan hasta almaya başladık. O yüzden Türkiye´deki birçok büyük hastane sadece Türkiye´ den değil, tüm dünyadan hasta alacak duruma geldi. Bununda Türkiye´ ye önemli bir döviz girdisi yapacağına inanıyorum.

Medicana International Ankara Hastanesi´ nin, bir katının VIP hastalara bir katının da çocuk hastalara hizmet verecek şekilde yapıldığını ifade ettiniz. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz?

Çocuk hastalıklarından başlarsak, biliyorsunuz hastaneler çok sevilen kurumlar değildir. İnsanlar çok güle oynaya gelmezler. Yani insanlar zaten mutsuzdur. Ya bir kaza geçirmiştir, ya ameliyat olması gerekmektedir ya da çocuğu hastalanmıştır. Yani hastaneye gelen insanların hastane ortamından uzaklaşması gerekmektedir. Biz bu hastaneyi yaparken mümkün olduğu kadar otel konforunu sunmaya çalıştık. Tabi çocukları da ayrı bir yere koyduk. Zaten doktora çok sempatiyle bakanlardan değiller. Bizde çocukken doktorlardan korkardık. Bu fobiyi yenmek için çocuk poliklinik katını farklı yapmaya çalıştık. Bu poliklinik bir sirk havasında yapıldı. Hasta katı da rıhtımdaki bir geminin olduğu şeklinde dizayn edildi. Bu yüzden çocuklar oraya geldiğinde hastane ortamından o an uzaklaşsın istedik. VIP katına gelince de; biliyorsunuz Ankara başkentimiz olması dolayısıyla bürokrasinin üst düzeyde olduğu bir yer. Gelen hastalarımızın bazılarının gizliliği ön planda. Bir takım ameliyatlarda çok göz önünde olmasını ya da bilinmesini istemiyorlar. O yüzden bir VIP katı yaparak biraz daha bu konuya dikkat etmeye çalıştık.

Hedefleriniz içerisinde ` Medicana Üniversitesi´ açmak var. Bu üniversite hangi bölümlerde eğitim verecek? Bu düşüncenizden biraz bahseder misiniz?

Türkiye´ de sağlık sektörü hızla büyüyor. Türkiye´ de dünyadaki gelişmelere paralel olarak kalkınma sürecinde ama, sağlık sektörü özellikle özel sağlık sektörü daha hızlı büyüyor. Fakat büyümeyen ve yetersiz kalan bir şey var ki; yardımcı sağlık personeli, hemşire ve doktor Türkiye´de yeterli sayıda yok. Bugün mezun olan bir hemşirenin mezun olduktan sonra işi garanti. Türkiye´ de ya da dünya da bu kadar işe hazır birkaç meslekten bir tanesidir hemşirelik. Hemşirelik, doktorluk, laborantlık, röntgen teknisyeni gibi teknik insanlar pek yok. O yüzden de bizim hayalimiz, sağlıktan kazandığımızı sağlığa yatırdığımız için bir Medicana Üniversitesi kurarak hem bilime katkıda bulunmak hem büyük bir kısmının kâr gütmeden burslu olarak ekonomik durumu iyi olmayan çocuklara bu katkıyı sağlamak hem de Türk tıbbına yardımcı olmaktır. O yüzden ağırlıklı olarak tıp fakültesi belki diş hekimliği fakültesi, hemşirelik meslek yüksek okulu, sağlık meslek yüksek okulu yani daha çok sağlıkla ilgili fakülteleri barındıran bir üniversite kurmak istiyoruz.

Gelecek için projeleriniz nelerdir? Ekonomize okurları için sağlık konusunda bir mesajınız var mı?

Gelecekte Medicana zinciri genişleyerek devam edecek. Türkiye´ de şu an 20-25 tane ilden teklif var. Bunlar tabi hem ekonomik kriz hem de Sağlık Bakanlığı´nın koyduğu bir kotadan dolayı biraz durmuş durumda. Artık istediğimiz yerde hastane açamıyoruz. Ancak Bakanlık yeni bir kontenjan açıp oraya gidilip yatırım yapılsın derse, o zaman düşünebiliriz. Ama şu an hastanesi olup çalışan ya da iznini almış binasını yapmış açmak üzere olan 20-25 tane yer var. Gelin siz devam ettirin, tabelanızı asın gibi birçok teklif var. Bu teklifleri düşünüyoruz. Ayrıca yurt dışında Balkan Ülkeleriden teklif var. Almanya´dan, Orta Doğu Ülkelerinden, Türkî Devletlerin´den, Rusya´ dan teklifler var. Bunlarla da baya bir yol aşmıştık. Fakat bu krizden dolayı orada da bir bekleme sürecine geçtik. Tüm dünyada etkisini gösteren bir kriz bu kriz. Onları da tekrardan gözden geçireceğiz.

Türkiye olarak sağlığımızı en son düşünen bir milletiz. Kaybedince sağlığımızın değerini anlıyoruz. O yüzden de stress altında olan iş adamlarının, özellikle de 40 yaş üstü iş adamlarının mutlaka yılda bir kez Check-up´ tan geçmelerini öneriyorum. Çünkü maalesef bahsettiğim gibi sağlığımızı kaybettiğimizde kıymetini anlıyoruz. Eğer sağlığımızı kaybedersek bütün yaptıklarımızın hiçbir anlamı kalmaz. O yüzden de mutlaka kalp için check-up yapılması gerekiyor. Artık birkaç saniye içinde anjio yapılabiliyor. Çok çabuk sonuçlar alınabiliyor. Bir kardiyoloji Check-up´tan geçmelerini öneriyorum. Kalbimize de gereken önemi vermemiz gerekiyor.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.