a
HomeSEKTÖRLERİnşaat sektörü ekonomiyi büyük oranda etkiliyor

İnşaat sektörü ekonomiyi büyük oranda etkiliyor

İnşaat sektörü ekonomiyi büyük oranda etkiliyor

İnşaat sektörü Türkiye ekonomisinde etkili olduğu kadar Ankara´nın ekonomisinde de etkili. Yapılan her konutla konutun içinde ihtiyaç hissedilecek ürünleri üreten sektörler hareketleniyor. Konutun etrafındaki işyerleri çoğalmaya başlıyor.

Öncelikle belirtmem gerekir ki, inşaat sektörü ekonomilerin lokomotifidir ve genel ekonomiyi doğrudan etkiler. Çünkü 272 farklı alt sektörü harekete geçirme gücüne sahip bir sektör ve yaklaşık 1000 ürünün kullanım alanını da inşaat sektörü yaratıyor. İstihdama katkısı ise tarım sektörü hariç tutulduğunda yüzde 15´lere ulaşıyor. İnşaat sektörü gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde de önemli bir yere sahiptir. 2008 yılında elde edilen 856 milyar 386 milyon YTL´lik GSYİH´nın yüzde 5´likbölümü olan 42 milyar 748 milyon YTL´si inşaat sektörü tarafından oluşturuldu. 2005 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 8,4 büyüme kaydederken inşaat sektörü yüzde 9.3, 2006 yılında Türkiye genelindeki yüzde 6,9´luk büyümeye karşın inşaat sektörü yüzde 18,5 büyüme gösterdi. 2007 yılında ise, GSYİH yüzde 4.5büyürken, inşaat sektöründeki büyüme GSYİH ortalamasını geçerek yüzde 5 oranında büyüme gösterdi. Bu rakamlardan da anlaşılacağı gibi, inşaat sektörünün büyümesi Türkiye ekonomisinin büyüme hızından ileride.

Türkiye genelinde inşaat sektörü genel ekonomiyi nasıl etkiliyorsa, Ankara´da da aynı yansıma görülüyor. Bunu konut olarak ele alırsak, yapılan her konut, lavabosundan, perdesine, boyasından, kapı koluna kadar konutun içinde ihtiyaç hissedilecek ürünleri üreten sektörlerin de hareketlenmesine yol açıyor. Sadece bu da değil. Örneğin Cevizli dere Bölgesi. Önceleri gecekondu olan bu bölgede pek çok konut yapıldı. İnsanlar yerleştikçe bölgede manavından kasabına, mobilya mağazasından beyaz eşya satıcısına kadar pek çok işyeri de açıldı. Özetle Ankara ekonomisindeki durumu inşaat sektörüne bakarak görmek mümkün.

Ne yazık ki, işsizlik Türkiye için çok önemli bir problem. Resmi verilere göre işsizlik oranı, Mart ayı itibariyle yüzde 10,7 ve işsiz sayısı 2 milyon 496 bin kişi. Bildiğiniz gibi, TÜİK hesaplamasına işsiz olduğu halde iş aramayanlarla, mevsimlik işçileri dahil etmiyor. Bunlar da dahil edildiğinde işsiz sayısı 5 milyar141 bin kişiye ulaşırken işsizlik oranı da yüzde 19.8´e yükseliyor. Bu rakam her 10 kişiden ikisinin işsiz olduğu anlamına geliyor. Türkiye´nin son yıllarda gösterdiği büyüme rakamları ne yazık ki ithalata dayalı bir büyüme olması nedeniyle işsizlik oranını düşürücü bir etki göstermedi. Özellikle eğitimli gençlerimiz arasında işsizlik oranı giderek yükseliyor. Hal böyleyken gerek inşaat sektöründe gerekse diğer sektörlerde çalışmak isteyen gençlerimizin meslek seçimlerine çok dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Gençlerimiz sadece okumuş olmak için okumasınlar, meslek sahibi olabilmek için okusunlar. Bu durum liseye giden gençlerimiz için de geçerli üniversiteye giden gençlerimiz içinde. İnşaat sektörü adına konuşursak, ben de bu sektörde faaliyet gösteren biri olarak, sektörümüzün keyifli olduğunu düşünüyorum. Bir yapının inşa edilmesi ve ortaya yeni bir yapının çıkması çok heyecan verici diye düşünüyorum. Yine de gençlere sevdikleri ve istedikleri meslekleri seçmelerini tavsiye ediyorum

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.