a
HomeEKONOMİHer Mardinli bizim yaptığımızı yapmalı

Her Mardinli bizim yaptığımızı yapmalı

Her Mardinli bizim yaptığımızı yapmalı

Artuklu Kervansaray Mardin´in en ilgi çeken konaklama yeri. Bu yüzden Mardin´e giden devlet büyükleri ve üst düzey yöneticilerinin tercih sebebi. Öyle ki 1275´ten yana var olan Türkiye `nin en eski binalarından Artuklu Kervansaray´da Sabahattin Evrensel´in misafirleri arasında Prens Charles´tan tutunda Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül´e kadar herkes var.

Ekonomize olarak biz de Artuklu Kervansaray´ın Yönetim Kurulu Başkanı Sabahattin Evrensel´in konuğu olduk.

Bize otelinizden bahseder misiniz?

Türkiye´nin en eski otellerinden biri olan Artuklu Kervansaray 1275 yılından bu yana var. Son derece kaliteli bir dekorasyona sahip olan tüm odalarımızın her biri birbirinden farklıdır. Burada kalan misafirlerimiz bir odadan ertesi gün başka bir odaya geçtiği zaman farklı bir yere geçmiş gibi hisseder. Birbirine benzemeyen 43 odamızın haricinde 2 tane kral dairemiz, 3 tane süit odamız bulunmakta.

Burada iğneden ipliğe her şeyle bizzat ilgilendim. Her hizmeti mükemmel sunuyoruz. Mardin turizmine ve otelciliğine hep ilkleri yaşatan bir tesis olduk ve bunun haklı gururunu da yaşıyoruz.

Farklı ve sıra dışı bir oteliz biz. Kültür ve Turizm Bakanlığı´ndan özel belgeliyiz. En üst tabakaya hitap ediyoruz. Diğer taraftan, Artuklu Kervansaray´da Mardin yemekleri dışında dünya mutfağını da sunuyoruz. Başta yerli turistler olmak üzere, Amerika, İngiltere, Fransa hatta Japonya´dan bile otelimizde kalmaya gelenler var.

Bu oteli yapmak Mardin´e vefa borcumuzdu ve Mardin´e yatırım yaptığımız için son derece gururluyuz. Hep söylediğim gibi her Mardinli bizim yaptığımızı yapmalı, kendi memleketine yatırım yapmalı. Bölge kalkınması ancak böyle sağlanır.

Restorasyon sırasında bulduğunuz “kayıp odalarınız”dan bahseder misiniz?

Bu odalar mağara gibi. Bu odalarda bir gece yatıldığı zaman yaşlı giren genç; hasta giren sağlıklı çıkar.

Sunduğunuz yöresel yemekleriniz neler?

Kaybolmaya yüz tutan yöresel yemeklerimizi yaşatmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada hâkim olan fast food tarzına karşı kendi değerlerimizi korumalıyız. Otelimizde Mardin´e ait olan Kaburga Dolması başta olmak üzere, kızarmış ve haşlanmış içli köfteler, mumbar ve birçok çeşitte et yemekleriyle salatalar sunuyoruz. Mardin mutfağı çok zengin ve sofraları şenlik havasında. Burada bir dolma yapılırken sanki fabrika kurar gibi bir hazırlık yapılır.

Bölgesel sıkıntılarınız var mı?

Mardin`den kaynaklanan bir sıkıntımız yok. Bugün Türkiye´nin en güvenilir ili Mardin. Bu emniyet kayıtlarından çıkabilir ancak her ilde olduğu gibi bizim de çevre ilçelerimiz de bazen olaylar olabiliyor ama Mardin de asla yok. İnsanlar maalesef gelirken önyargılı geliyorlar ancak Mardin´e gelip kaldıktan sonra düşünceleri olumlu yönde değişiyor. Zaten son yıllarda bölgeye olan turist akımı da bunu gayet güzel açıklıyor. Tesis olarak bu yılı rezervasyonlarla tamamen doldurmuş durumdayız.

Ekonomik olarak bir sıkıntı var mı Mardin´de?

Sezon zamanında biz müşterilerimize `´yer yok`´ demek zorunda kaldığımız için üzülüyoruz. Şu anda da otelimizde rezervasyonlar tamamen dolu.

Urfa´nın sıra geceleri gibi sizin özel bir düzenlemeniz var mı?

Bizim `´kına gece`´miz var. Mahalli sanatçılarımızı çağırıp burada eğlenceler düzenliyoruz.

Mardin halkının en büyük özelliği olan misafirperverliklerinden bahseder misiniz?

Burası zaten gördüğünüz gibi bir ev, otel değil aslında. O yüzden misafirlerimiz kendilerini elbette evlerinde gibi hissediyorlar. Ancak Mardin´de hangi kapıyı çalarsanız çalın sizi ağırlarlar. Yemeğinizi, yatağınızı ve her ne ihtiyacınız varsa hepsini karşılarlar. Bu şekilde bakınca Mardin´de 5-10 tane değil yüzlerce otel var ve üstelik bedava. Kimse para istemez, herkes seve seve yardımcı olur Mardin de.

Mardin´in tarihi özelliğini kaybetmemesi açısından yapılan çalışmalardan bahseder misiniz?

Bu konuda gayet hassas çalışmalar yapılıyor. Valimiz Hasan Duruer öncülüğünde Eski Mardin Bölgesi´ndeki betonarme yapılar yıkılıp, tarihi binalarımız restore ediliyor. Bu konuda öncülüğü tabi ki bizler yaptık. Tarihi Zinciriye Medresesi önündeki 3 katlı bana ait olan binayı yıktık. Üstelik bunu devletimizden kamulaştırma bedeli almadan yaptık. Burada önemli olan Mardin. Ve bizler de çıkar gözetmeden bu işe öncüyüz. Geçen aylarda Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül´ün elinden “Mardin´de Yürütülen Tarihi Kentsel Dönüşüm Projesi´ne Yaptığım Katkılardan Dolayı” ödül almak benim için ayrı bir övünç ve motivasyon oldu. Devletin zirvesindeki bir insandan böyle bir ödül almak beni ayrıca mutlu etti.

Peki, sizce bölgedeki en önemli ihtiyaç ne?

Şimdi en önemli konu bölgemiz için eğitim. İnsanlarımıza hak ettiği eğitimi vermek zorundayız. Bölgenin en büyük ihtiyacı: eğitimli insan. Bütün sorunların çözümü eğitim. Biz de bu konuda elimizden gelen gayreti gösterdik. Bir adet okul ve yurt binası inşa ettik ve çocuklarımızın en güzel şekilde eğitim alabileceği binalar yaptık.

Artuklu Kervansaray´ın hedefleri neler?

Sezonda odalarımız tamamen dolu, bu yüzden yeni otel projemiz var. Turizmin olduğu yerde bereket olur, bu yüzden daha fazla turist çekip Mardin ekonomisini canlandırmak istiyoruz. Son yaptığımız yatırım Türk damak tadının vazgeçilmezi simit ve çay. Simit Sarayı`nı Mardin´e getirdik. Üstelik çalışanlarımızın büyük bir kısmı kadınlardan oluşuyor. Şirket olarak kadınların iş hayatında yer alması için elimizden geleni yapıyoruz.

Röportaj: İrem Nurgül Durmuş

 

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.