a
HomeSÖYLEŞİLERErtuğrul Günay: “Turizmde hedefler büyük”

Ertuğrul Günay: “Turizmde hedefler büyük”

Ertuğrul Günay: “Turizmde hedefler büyük”

Türkiye, 2007 yılını 23 milyon turistle ve yaklaşık 18 milyar dolar turizm geliri ile kapatmıştır. Bu yıl için hedefimiz 25 milyon turisttir. Gelir düzeyimizi de önemli oranda artırmayı amaçlıyoruz.

“TURİZM DE HEDEFLER BÜYÜK”

Erturul_Gnay_optGüneş kuzey yarı küre için yıllık izninden döndü. Havada elle tutulur bir seyahat havası var. Turizm salt deniz, kum ve güneşten ibaret değil elbette. Son dönemlerde insanlar her çeşit amaç için seyahet ediyor, yer değiştiriyorlar. Ama geneli bu; yaz turizmi.

Seyahat havasını en az bizim kadar Avrupalı komşularımız da soluyor, dinlenecekleri günü iple çekiyorlar. O komşularımızla birlikte dünyanın her tarafından yaklaşık 25 milyon insan, seyahat ve tatil ihtiyaçlarını gidermek için Türkiye´ye gelecekler. Hatta yılbaşından bu yana gelmeye başladılar da. Kongreleri için, kış tatili için geldiler. Golf için geliyorlar, termal imkânlardan yaralanmak için geldiler, geliyorlar. Kapadokya´yı, Pamukkale´yi Hoşap´ı, Harran´ı, Zeugma´yı gezmek için geliyorlar. Zaten Türkiye´ye gelmek için sebep yetmez. Yine de en geniş çaplısı olduğu için, turizm mevsimi en azından bu manada açıldığı için dergimizi biz de turizme açtık. İlk konuğumuz memleketimizde kültür ve turizmi yöneten, yön veren isim olan Sayın Bakan Ertuğrul Günay oldu.

Sayın Bakan turizmin hem özelini hem genelini ilgilendiren sorularımızı yanıtladı.

Türk Turizmini insan beyni gibi düşünürsek, kullandığımız kapasiteyi nasıl değerlendirirsiniz?

Bacasız sanayi olarak nitelenen turizm, Türkiye´deki tüm olanakları ve avantajlarına karşın istenilen düzeye bir türlü gelemedi. Bu durum, ilgili herkes tarafından yıllardır dile getirilir. Nasıl bir politika izleyerek, bizden önde gidenlerle aramızdaki bu 25-30 yıllık geç kalmışlık farkını kapatmayı düşünüyorsunuz?

Turizm, ekonomik kalkınmadan kültürlerarası diyaloga, teknolojik gelişmeden çevre ve tarihi mirasın korunmasına, uzlaşma kültürünün yayılmasından dünya barışına kadar birçok alanda insanlığa büyük katkıları olan bir sektördür.

Günümüzde, turizmin öncelikleri ve turizm sektörünün stratejileri, küreselleşen dünyanın gerekleri ve öncelikleri ile örtüşmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde yatırım ve iş hacmini geliştiren, gelir yaratan, yeni istihdam alanları açan, sosyal ve kültürel hayatı zenginleştiren yönüyle turizm sektörü, geleneksel güneş-deniz turizmiyle sınırlı kalmayıp yönünü alternatif turizm alanlarına çevirmiştir.

Ülkemizin de en önemli gelir kaynaklarından birini oluşturan ve kaydettiği gelişmelerle ciddi bir ivme yakalayan Türk turizm sektörü, küresel turizmin rekabetçi ve başarılı bir unsurudur. Türkiye, Dünya Turizm Örgütü, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi´nin de rakamlarla ifade ettiği gibi, söyleminizin aksine dünya turizm pazarında oldukça önemli yere sahiptir; son yıllarda dünya pazarında hızla büyüyen az sayıda ülkeden biridir.

Ülkemizi 1980´lerde yalnızca 1,2 milyon turist ziyaret ederken, bu rakam 1990´larda 5,3 milyona ulaşmış, 2007 yılında ise 23,3 milyon turist Türkiye´yi ziyaret etmiştir. Ülkemiz bu rakamlarla dünyada ilk 10 varış noktası arasındadır.

Son yıllarda iki haneli rakamlarla büyüme kaydeden ülkemizin büyüme hızı dünya ve Avrupa ortalamasının üzerinde olup, turizmin ileriki yıllarda da benzer şekilde büyüyeceği düşünülmektedir.

Bugün Türkiye; Asya ve Avrupa kıtalarının kesişme noktasındaki ayrıcalıklı konumu, binlerce yıllık tarihsel, kültürel ve doğal zenginlikleri, zengin ürün çeşidi ile dünya turizminde rekabet üstünlüğü sağlayacak özelliklere sahiptir. Bu zenginlikleriyle ülkemiz, farklı turizm etkinliklerinin gerçekleşmesi konusunda insanlara yeni fırsatlar sunmaktadır. Bu kapsamda; kış, sağlık, inanç, termal, kongre ve iş turizmi gibi alanlar büyük bir avantaj oluşturmaktadır.

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, Türkiye seyahat hareketlerinin 2008-2017 yılları arasında yıllık yüzde 4,5 büyüme oranı ile yıllık yüzde 3,4 olan Avrupa büyüme oranının üzerinde olacağını öngörmektedir.

Turizm sektörünün sürdürülebilir bir gelişme içerisinde büyümesini sağlayarak, turizmin iç bölgelere yönlendirilmesini ve yerel-bölgesel kalkınmada güçlü bir araç olarak kullanılmasını amaçlıyoruz.

Yeni yatırım alanları oluşturarak, ürün çeşitliliğini artırarak ve nitelikleri yükselterek, 2023 yılına kadar dünyanın en önemli 5 varış noktası arasında yerini almış bir Türkiye hedefliyoruz. 2007 yılı ve 2008´in bugüne kadar olan rakamları, bu amacımızın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunun bir göstergesidir. Stratejik yaklaşımlar çerçevesinde yapılacak olan çalışmalarla hedefimiz 2023 yılında 63 milyon turist, 86 milyon dolar turizm geliri ve turist başına 1350 dolar harcamaya ulaşılmasıdır.

New York´taki Empire State of America binasını her yıl milyonlarca insanın gezdiğini düşünürsek; Londra ve İstanbul´un kültürel tarihi turistik değerleri ile gelen turist sayısını karşılaştırırsak, Türk turizmini deniz-kum-güneş; rakı-balık-kebap üçlülerinin sarmalından kurtarmak ve yeni açılımlar kazandırmak için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Değişen tüketici tercihleri göz önüne alınarak, ülkemiz turizminin çeşitlendirilmesi, ülke geneline yaygınlaştırılması ve değerlendirilmemiş turizm potansiyellerine işlev kazandırılmasına çalışıyoruz. 1990´lı yıllardan itibaren, ülkemizin tüm yörelerinde mevcut doğal ve kültürel değerlerin araştırılması, bu değerlerin turizme kazandırılması çalışmalarına devam edilmektedir. Turizm sezonunun bütün yıla yayılması, turizm ürünün çeşitlenmesine bağlıdır. Bu kapsamda öncelikle belirlenen turizm türlerinin desteklenerek gelişmeleri sağlanacaktır.

Turizm politikamızdaki amaç, ekonomik yönden verimli, sosyal yönden sorumlu, çevre ve doğayı korumaya özen gösteren turizm türlerini uygulamaya koymaktır. Bu sayede, mekân ve zaman bakımından turizm yoğunluğunu dengeleyerek, turizmin 12 aya yayılmasını sağlamaktır. Dünya turizm pazarından daha fazla pay alabilmemizin yolu budur.

Daha önce de belirtiğim gibi alternatif turizm türlerinden öncelikli olarak kültür turizmi, termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, eko turizm ve kongre turizminin gelişmesine önem veriyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz.

Ne kadar turist getirmeyi ve ne kadar turizm geliri elde etmeyi düşünüyorsunuz?

Türkiye, 2007 yılını rekor bir artışla 23 milyon turistle kapatmıştır. 2007 yılında turizm geliri 18 milyar dolara yaklaşmıştır. Bu yıl için hedefimiz 25 milyon turisttir. Gelir düzeyimizi de önemli oranda artırmayı amaçlıyoruz.

Ancak asıl hedefimiz, turist sayısının artırılmasından ziyade, turizmde markalaşma yolunda olan ülkemizin ve destinasyonlarının daha nitelikli, daha fazla harcama yapacak grupların ilgisini çeken marka olması ve bu yolla hem ülkemiz değerlerinin en iyi şekilde tanıtılması, sürdürülebilir şekilde korunmasıdır.

Golf turizmi çok tartışılıyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Golf turizmi, geçtiğimiz yıllarda çok büyük gelişme göstermiş ve tüm dünyada önemli bir yol kastetmiştir. Önümüzdeki on yıllık süreçte golf turizm pazarının ekonomik büyüklüğünün iki katına çıkacağı tahmin edilmektedir. Golf turizmi sürekli gelişen ve yayılan bir turizm faaliyeti haline gelmiştir. 2020 yılında golf oyuncusu sayısının 120 milyon civarında olacağı tahmin edilmektedir. Bu da günümüz golf oyuncu sayısının yaklaşık iki katı kadardır.

2007 yılı verilerine göre Akdeniz´e kıyısı olan ülkelerde 1200 civarında golf sahası mevcuttur. Dünyada golf turizmi potansiyelinin en yüksek olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda gösterilen ülkemizde ise geçen yılın verilerine göre ancak 13 saha vardır. Ülkemiz golf saha sayısı itibarıyla bu ortalamanın çok altındadır.

Golf gelişiminin sürdürülebilirlik çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Doğa ve kültürel mirasın korunmasına, biyolojik çeşitliliğin zarar görmemesine, yer, hava ve su kirliliğinin yaşam kalitesini etkilememesine yönelik önlemlerin alınması durumunda sürdürülebilir bir golf gelişimi gerçekleştirilebilir

Türkiye sahip olduğu doğal zenginlikleri ve güzellikleri, eşsiz tarihi ve arkeolojik mirası, kültürel ve geleneksel yapısıyla alternatif turizm faaliyetine yönelik ciddi bir potansiyele sahiptir. Yakın zamana kadar ülkemiz, deniz-kum-güneş odaklı bir turizm destinasyonu olarak bilinmesine karşın, turizmin çeşitlendirilerek kıyılardan iç kesimlere ulaşmasının ve turizmin mevsimsellikten kurtularak yılın tamamına yayılmasının kaçınılmaz olduğu anlaşılmıştır. Bu noktada alternatif turizm türleri ön plana çıkmaktadır ve golf turizmi de en önemli turizm türlerinden biridir. Bu nedenle, Türkiye´deki golf turizmi öncelikle ele alınacak ve bu konudaki çalışmalarımız devam edecektir.

Turizm eğitimi konusundaki görüşleriniz nedir?

Bir hizmet sektörü olan turizm, gelişmekte olan ülkelerin öncelikli bir sektör olarak üzerinde önemle durdukları ve kalkınma aracı saydıkları sosyal olaylar bütünüdür. Bugün ekonomik bakımdan kalkınmış ülkelerde turizm, dinlence, eğlence, spor ve boş zamanları değerlendirme gibi toplumsal gereksinimleri karşılayan sosyal bir olgu, kalkınmakta olan ülkeler için ise öncelikli döviz girdisi sağlayan, istihdam yaratan dolayısıyla ekonomik kalkınmayı hızlandıran bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, ülkemizde turizm eğitimi ve istihdam politikalarının birbirini tamamlar bir yapıda ele alınması zorunludur. Her kademedeki insan gücünün, gerek nitelik gerekse nicelik bakımından arz ve talep açısından dengeli bir şekilde yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu alanda eğitim veren kurumların yanı sıra özel kesimin de kendi olanakları ile personel eğitimine öncelik vermesi ve özen göstermesi gerekmektedir.

İlkeler ve Faaliyetler

Deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra tarihi ve kültürel değerlerimizi de insanlığın hizmetine sunmak ve turizmin çeşitliliğini çoğaltarak özellikle kültür ve termal alanlarında bir atılımın gerçekleştirilmesine öncelik vermekteyiz.

Bu hedefe yönelik ilkelerimiz ve bu doğrultuda yürüttüğümüz turizm politikaları kapsamında yer alan çalışmalarımızı şöyle sıralayabilirim:

-Turizm gelişiminin sürdürülebilir çevre politikaları ile desteklenmesi,

-Turizm ürününün çeşitlendirilerek tüm ülkeye ve bütün bir yıla yayılması,

-Turizmle ilgili altyapı ve ulaşım yatırımlarında özel sektörün etkinliğinin özendirilerek altyapı yatırımlarında kamunun yükünün hafifletilmesi,

-Yerli ve yabancı turist ile yerel halkın ihtiyaçlarının karşılanması, turizmden beklenen yararların ülke geneline yayılması,

-Doğal, tarihi, kültürel değerlerin koruma-kullanma dengesi içinde sürdürülebilir turizmin araçları olarak kullanılması,

-Turizmde rekabetin markalaşan turizm bölgeleri oluşturularak sağlanması,

-Ekonomi içinde turizmin önemli bir sektör haline getirilmesi,

-Eğitim ve gelir düzeyi yüksek turist sayısının ve turizm gelirlerinin artırılması,

-Sürdürülebilir turizmin tanıtılarak eko turizm, kırsal turizm ve agro-turizm konularında kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının bilinçlendirilmesi,

-Turist profili odaklı turizm ürünü oluşturulması,

-Yöreye özgü farklı turizm türlerinin birbirine entegrasyonunu sağlayarak çok çeşitli turizm imkânlarını sağlık, eğitim, v.b. farklı sektörel kullanımlarla bir arada sunulabilen alternatif turizm odaklı (sağlık ve termal, golf, kış sporları, doğa turizmi vb.) turizm kentlerinin oluşturulması.

Türkiye Turizm Stratejisi 2023 ve Eylem Planı´na (2007-2013) bağlı olarak yurtiçi ve yurtdışı tanıtım ve pazarlamanın etkin kılınması amacıyla 2008 yılında gerçekleştirilmesi planlanan projelerimiz ise şöyledir:

Coğrafi Bilgi Sistemleri Tabanlı Turizm Enformasyon Sistemi Kurulması, Led Pano Sistemi, Dijital Baskı Merkezi Kurulması, Kişiye özel tanıtım kitapları, hediyelik eşya ve broşür gönderilmesi, Bakanlığımızda mevcut `dia´ların dijital ortama aktarılması ve bir veri tabanında saklanması, İDA, Kaz Dağı Güzellik Yarışması, Yaşayan Efes, Turizm Çağrı Merkezi Kurulması, Tarihi Mekânların Işıklandırılması, Mağaraların Işıklandırılması ve Turizmin Çeşitlendirilmesi ve Bölgesel Kalkınma.

Tanıtım Faaliyetleri

Bakanlığımın yürüttüğü tanıtım faaliyetlerinin pazarın büyüyüp gelişmesindeki payı büyüktür. Rakip ülkelerin tanıtım bütçelerine ve Kamu´nun tanıtım bütçesine katkısı göz önüne alındığında, Türkiye yüzde 100 kamu bütçesiyle tanıtım yapan ve önemli miktarda tanıtım bütçesi kullanan az sayıda ülkeden biridir. Örneğin, 2005 yılında Türkiye 78 milyon Euro´luk tanıtım bütçesiyle İspanya (119, 7) ve İngiltere´nin (89, 2) ardından gelmektedir.

2007 yılında olduğu gibi bu yıl da tüm dünyada yürüteceğimiz tanıtma faaliyetlerine daha önceki yıllara oranla neredeyse üç kat daha fazla bütçe ayrılmıştır. Bu yıl ilk defa İstanbul ve genel Türkiye filmlerinin yanı sıra Antalya, Kapadokya, Doğu ve Güney Doğu Anadolu ve Termal Turizm destinasyon filmleriyle tanıtım yapacağız. Bu yıl da tur operatörlerinin reklam, info-tur, workshop ve road-show faaliyetlerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Ülkemiz, dünya turizm pazarında gerek sektörün yoğun ve gayretli çalışmaları gerekse gerçekleştirdiğimiz proje ve çalışmalarla bahsettiğiniz “geri kalmışlık” sürecinin çoktan üzerine çıkmış, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen bir ülkedir.

Sahip olduğumuz tarih ve uygarlık tecrübesi, sosyal dinamizm, kültür zenginliği ve çeşitliliği, benzerine rastlanmayan eşsiz coğrafyası ile Türkiye, dünya turizminin önemli ve vazgeçilmez aktörü olmaya devam edecektir.

Amerikalı bir arkeolog, gazeteci Özgen Acar´a “Denizcilik 5 bin yıl Anadolu´da başladı. Her yıl bir geminin battığını düşünürseniz bu beş bin batık eder” demiş. Bu batıklar bizim için bir dünya zenginliği. Bu varsıllığı kültürel ve turistik açıdan değerlendirmek için bir politikanız var mı?

Anadolu topraklarında bulunan kültür varlıkları kadar, denizcilik tarihi açısından önem taşıyan ve su altı kültür varlıkları tanımı içindeki yüzlerce yıllık batıklar da kültürel ve tarihsel değerleri açısından önemli bir gerçek olarak değerlendirilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, bilimsel ve arkeolojik değerleri ile su altı kültürel mirasının bir parçası olan batıkların bulundukları yerde korunması esas görüşüyle, diğer kültür varlıklarımızdan farklı olmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla, kültürel ve tarihsel değerleri ile su altında bulunan kültür varlıklarımızın da kültür ve tarih turizmi açısından önemleri göz ardı edilmeden çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Uluslararası bir hukuk belgesine taraf olunsun veya olunmasın su altı kültürel mirasına yönelik zararlı etkinliklere en az karadaki kültür mirası kadar dikkat edilmekte, bu tür etkinliklere girişimcisi kim olursa olsun izin verilmemektedir. Bu sayede bugün su altında görülebilen değerlerin gelecek nesiller tarafından da görülebilmesine çalışılmaktadır. Denizlerimizde ve iç sularımızda, su altında bulunan batık, batık yerleşim veya mimari kalıntı gibi kültür varlıkları tespit edilmeye çalışılmakta, araştırma sonuçları bilimsel toplantılarda sunulmakta ve tartışılmaktadır. Bu kapsamda, 2007 yılında, Ege ve Akdeniz kıyılarında, Antalya-Kaş ilçesi kıyılarında, İzmir kıyılarında Bakanlığın izinleri ile sualtı araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında 2005 yılından bu yana İzmir-Urla İlçesi açıklarında gerçekleştirilen su altı kazısı da devam etmektedir 1960´lı yıllarla birlikte Ege ve Akdeniz kıyılarında tespit edilen su altında bulunan batıklara yönelik bilimsel çalışmalar sayesinde su altı arkeolojisi bilimi Anadolu kıyılarında doğmuş ve o günden bu yana geçen süreçte bu alanda ciddi bilimsel araştırma ve kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 1960 yılından bu yana Bakanlığım izinleri ile su altında bulunan 12 adet batığın kazısı gerçekleştirilmiştir. Kazı ve araştırma faaliyetleri sonucunda elde edilen verilerle Anadolu´yu çevreleyen denizlerde su altında bulunan kültür varlıklarının envanter çalışmaları da devam etmektedir.

Bununla birlikte, geçtiğimiz yıllarda Genel Kurmay Başkanlığı ile işbirliği protokolleri yapılmış, bu kapsamda mevcut arkeologlara dalış yapabilme yeteneği kazandırılarak su altı arkeologu yetiştirilmesine de çalışılmıştır. 2008 yılında da bu tür eğitim programları yürütülecektir.

Anadolu kıyılarında yer alan yüzlerce kalıntılar ve su altında bulunan kültür varlıkları, dünyanın çeşitli bölgelerinde su altı veya dalış turizmi amacıyla tanıtılan destinasyonlara karşılık olarak sunulabilecek niteliktedir. Bir başka ifadeyle, dünyada su altı turizmi kapsamındaki su altı yaşamına karşılık olarak, ülkemiz sularında da bu eşsiz değerler bulunmaktadır.

Söz konusu kültür varlıklarının turizm açısından değerlendirilmesine yönelik olarak Bakanlığıma iletilen projeler de sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır.

Paylaş :
Bu Makaleye Puan Verin
Yorum Yok

Üzgünüz, yorum formu şu anda kapalıdır.